MOTORLU TAŞITLARIN DÂHİL OLDUĞU TRAFİK KAZALARINDA

MOTORLU TAŞITLARIN DÂHİL OLDUĞU TRAFİK KAZALARINDA

Kazalarda hasar gören araçların, kaza öncesi ikinci el piyasa değeri ile kazaya müteakip onarımı yapıldıktan sonraki ikinci el piyasa değeri arasındaki fark değer kaybı olarak tanımlanır.
Kazaya müteakip tamamen onarılan araç bahse konu tahribatın iz ve emarelerini taşıyacağından onarım sonrası değeri, olaydan önceki rayiç değerinden düşük olacaktır. Araç ne kadar iyi onarılırsa onarılsın hasarsız emsallerinden düşük fiyata alıcı bulacaktır, cari değeri düşecektir.
Kazalarda hasar gören araçların, kaza öncesi ikinci el piyasa değeri ile kazaya müteakip onarımı yapıldıktan sonraki ikinci el piyasa değeri arasındaki fark değer kaybı olarak tanımlanır. Kazaya müteakip tamamen onarılan araç bahse konu tahribatın iz ve emarelerini taşıyacağından onarım sonrası değeri, olaydan önceki rayiç değerinden düşük olacaktır. Araç ne kadar iyi onarılırsa onarılsın hasarsız emsallerinden düşük fiyata alıcı bulacaktır, cari değeri düşecektir.
Ülkemiz ikinci el piyasasında aracın değerine olumsuz yönde etki eden başlıca etkenler aracın değişen, onarılan ve boyanan kaporta (karoseri) parçalarıdır. Fiber, Mekanik, Elektrik, Elektronik, Cam, Döşeme vb parça ve işçilikler, onarılmış araç üzerinden tespit edilemeyeceğinden, bu parça ve işçiliklerin ülkemizdeki değer kaybı algısında önemli bir yeri olmadığı düşüncesi hakimdir.
Ülkemizde aracın hasarsız olanlarının piyasa bedeli, segmenti, satış sirkülasyonu, marka-model-tipi, kilometresi, onarım şekli, onarım bedeli, onarım yeri, kullanılan parçaların kalitesi, değişen parçaların sökülüp takılabilir veya ana gövdeye kaynaklı oluşu, boyanmış parçaları, kullanım şekli, kullanım amacı, eski hasarlarının nevi, bedelleri, adetleri vb birçok kriter aracın onarım sonrası değerini belirlemede etkendir ve hasar onarımı sonrası bu kriterler dikkate alınarak satış değeri oluşur.
İkinci el araç satış piyasa şartlarında hasar kaydı olmayan araçlar tercih edilmekle birlikte, hasar görmüş araçların satışı ancak hasarsız piyasa fiyatından düşük satılması kaydı ile yapılabilmektedir. Karoseri parçalarından hasar alan bir araç incelendiğinde hasar durumu tespit edileceği gibi, sigortadan faydalanma durumlarında bu bilgiler Tramer’de kayıt altına alınmakta ve ikinci el araştırma yapan kişilerin hizmetine koşulsuz sunulmaktadır. Tüm bu durum aracın ikinci el piyasasını olumsuz etkilemektedir.
Ülkemiz sigorta sektöründe son dönemde sıkça gündeme gelmekte olan değer kaybı tutarları, yetkisini Sigortacılık Kanunu, Sigorta Eksperleri Yönetmeliği ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarından alan Sigorta Eksperi vasıtası ile belirlenmektedir.
Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatları açık olup kaza sonrası aracın rayiç değerindeki düşme yani değer kaybı, poliçe limitleri gözetilerek Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası kuvertürü dahilinde ve gerçek zarar ifadesiyle değerlendirilmektedir. Nitekim 01.06.2015 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarında da değer kaybı teminat içerisinde kabul edilmiştir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85.Maddesi, işleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğunu, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işletenini ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibini doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutmaktadır. Aynı kanunun 91.Maddesi ise, işletenlerin, bu kanunun 85.Maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarını zorunlu tutmaktadır. Aynı kanunun 90.Maddesi de Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamındaki tazminatların bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğunu belirtmektedir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. ve 91. Maddelerinde belirtilen ve geniş tutulan sorumluluk kavramının, 90. Madde ile sınırlandırıldığı görülmektedir.
Yurtdışında, özellikle AB ülkelerinde çeşitli formüller kullanılarak değer kaybı hesaplamaları yapılmakta olup bu formüllerin hesaplama yöntemleri ve sonuç tazminatları arasından farklar bulunmaktadır. Bu farklar ülkelerin ekonomik gelişmişlikleri, özel durumları, piyasa şartları ve piyasa algılarının birbirinden farklı olmasından kaynaklanmaktadır. Türkiye sigorta sektöründe ise değer kaybı hesaplamaları için sektör düzenleyicisi olan Hazine Müsteşarlığı tarafından yayınlanan, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiş, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları eki olan Değer Kaybı Formülasyonu bulunmaktadır.
Hazine Müsteşarlığınca 14 Mayıs 2015 Tarihli 29355 Sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan ve 01.06.2015 Tarihinden İtibaren Yürürlüğe Giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları (A.5) Kapsama Giren Teminat Türleri (a) maddesine göre Maddi Zararlar Teminatı, ‘’Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi Sigorta Eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır.’’ şeklinde ifade edilmektedir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları ekinde bulunan Değer Kaybı Hesaplaması esasları ektedir.
Hazine Müsteşarlığı tarafından yayınlanan, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları eki olan Değer Kaybı Formülasyonu tebliği idari bir ikincil düzenleme niteliğinde olduğundan, yürürlük tarihinden sonra düzenlenmiş poliçelerden açılmış değer kaybı dosyalarında konu edilebilecektir.
Her ne kadar 26.04.2016 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmakla yürürlüğe giren 6407 sayılı Kanun ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 90 ncı maddesinde yapılan ‘’Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir’’ şeklindeki değişikliğe istinaden Hazine Müsteşarlığınca yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları Tebliği ekinde bulunan değer kaybı hesaplama formülüne ve formülde yer verilen Teminat Dışı Haller’e bakılması gerekmekle birlikte, primi ödenmiş sigorta poliçesi kuvertürü dahilinde bulunmasına rağmen gerçek zarar kapsamında olmakla birlikte oluşan gerçek zarar bedellerinin ödenmemesi veya eksik ödenmesi gibi gayri adil ve haksız olduğunu değerlendirdiğim neticelerin ortaya çıkması nedeniyle, ayrıca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ‘’85. Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar’’ maddesi, ‘’91. İşletenlerin, bu kanunun 85. Maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur’’ maddesi ve ‘’111. Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir’’ maddesine, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları ‘’B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı: Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez’’ maddesine istinaden, Mesleki sorumluluğum kapsamında tarafımdan tespit edilen aşağıdaki hususlara işaret etmek gerekmiştir.
Hazine Müsteşarlığı tarafından yayınlanan, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları eki olan Değer Kaybı Formülasyonuna ve Teminat Dışında Kalan Haller kısmının aşağıda belirtilen maddelerine çekincelerimiz ve açıklamalarımız bilgi ve takdirlerinize sunulmuştur.
• Hazine Müsteşarlığı tarafından yayınlanan, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları eki olan Değer Kaybı Formülasyonu, konunun uzmanlarınca yapılmış teknik bir çalışma sonucu tespit edilmiş bir formül olduğundan muteberdir. Ancak bu hesaplama yöntemi incelendiğinde, özellikle Kilometre Bazlı Hesaplama Tekniğinin tarafların menfaatlerini karşılamada münferit durumlarda adilane olmayacağı değerlendirilmiştir. Aracın kilometresi arttıkça değer kaybının azalacağı bir gerçek olmakla birlikte formülde olduğu üzere belli bir kilometre aşıldığında (165.000 km) sıfırlandığı görülmektedir. Hasar almış bir aracın kilometresi ne olursa olsun aynı kilometredeki araçların hasarsız ikinci el piyasa bedelinden az da olsa ucuza satılacağı sebebiyle aracın hasar neticesinde değer kaybına uğramadığından bahsetmek münferit durumlarda doğru olmayacaktır.
• 2.madde olan ‘’Ana iskelet ve şaside hasar olmaksızın, vidalı parçalarda yapılan onarım/değişim ile giderilebilen hasarlar’’ maddesi: Bu madde aşağıda sayılmış karoseri kabul edilen vidalı parçalar için geçerli olmamalıdır. Şöyle ki, vidalı karoseri parça olan sac malzemeden oluşan ve boyanan, ön panel, motor kaputu, ön çamurluklar, ön ve arka kapılar ve bagaj kapağı parçaları aracın dış karoserinin gerek adetsel gerekse yüzey alanı olarak yaklaşık % 70’ini oluşturmaktadır ki, bu parçaların araca değer kaybettirmediğini belirtmek gerçeklere uygun olmayacaktır. Karoseri kabul edilen parçalar, vidalı olup olmamasına bakılmaksızın ülkemiz değer kaybı algısında ön plandadır. Bu maddeden, vidalı olup da karoseri parça dışında kalan, aracın Fiber, Mekanik, Elektrik, Elektronik, Döşeme vb parçaları anlaşılmalıdır. Hasarsız ikinci el piyasa bedelinden ucuza satılacağı sebebiyle aracın bahse konu parçalardaki hasar neticesinde değer kaybına uğramadığından bahsetmek doğru olmayacaktır. Ayrıca bu maddeye T.C. Danıştay Onbeşinci Dairesince, 15.11.2016 tarihinde 2015/5277 esas numarası ile yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir.
• 4.madde olan ‘’Kaza tarihi ile ihbar tarihi arasında araç üzerinde mülkiyet değişikliği olan araçlar ile ilgili talepler’’ maddesi: Bu durum, aracın bahse konu hasar sonrası satış görmesi sonucu, hasarsız piyasa bedeli ile hasar sonrası onarılmış hali arasındaki farkın net ve kesin olarak ortaya çıktığı tek durumdur. Gerçek bir satış olması nedeniyle subjektif olan değer kaybı konusu objektif hale gelmiştir. Bu durumu teminat harici tutmak gerçeklere uygun olmayacaktır. Hasarsız piyasa bedelinden ucuza satış sebebiyle araç sahibinin bahse konu kaza neticesinde kayba uğramadığından bahsetmek doğru olmayacaktır. Böyle bir durumda değer kaybı oluşmuş ve değer kaybı rakamı netleşmiştir. Ayrıca direk hasar tazminatı veya Kara Araçları Kasko Sigortasından rücu dolayısı ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortasını yapan sigorta şirketine satış öncesi bir başvuru var ise ihbar mükellefiyeti de yerine getirilmiş demektir. Bu maddeden, hasara müteakip satış yapılan aracın yeni sahiplerince yapılacak tazminat talebinin önüne geçilmesinin hedeflendiği anlaşılmalıdır.
• 6.madde olan ‘’ Kısa süreli kiralık araçlar, taksi, dolmuş, uzun süreli (bir yıl veya daha uzun) kiralık araçlarda Eksper tarafından hesaplanan değer kaybı tutarının %50’sini aşan talepler, test aracı, koleksiyon ve antika sayılan araçlardaki hasar sebebiyle yapılan değer kaybı talepleri’’ maddesi: Aracın özelliği, kullanım şekli ve kullanım amacı ne olursa olsun meydana gelen hasar neticesinde, araçta emsallerine göre değer kaybı oluştu ise değer kaybı yoktur ifadesini kullanmak doğru olmayacaktır. Aracın özelliği, kullanım şekli ve kullanım amacı, aracın hasarsız ikinci el piyasa bedelini etkiler. Bu konu hasarsız ikinci el piyasa tespitinde dikkate alınmalıdır. Hasarsız ikinci el piyasa bedelinden ucuza satış sebebiyle araç sahibinin bahse konu kaza neticesinde kayba uğramadığından veya kaybının azaltılması gerektiğinden bahsetmek doğru olmayacaktır. Aracın özelliği, kullanım şekli ve kullanım amacına göre belirlenmiş hasarsız ikinci el piyasa bedeli üzerinden bir değer kaybı olacağı kaçınılmazdır. Ayrıca bu maddeye T.C. Danıştay Onbeşinci Dairesince, 15.11.2016 tarihinde 2015/5277 esas numarası ile yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir.